o tarihte bugün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
o tarihte bugün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2014 Çarşamba

17 Eylül Tarihte Bugün

Tarihte bugün, Cumhuriyet Türkiye'sinin en kara günlerinden biri yaşanmıştır. Devlet bir Başbakanını asmış, millet iradesi idam edilmiştir. Evet tarihte bugün Adnan Menderes 1961 senesinde İmralı adasında katledilmiştir. Adnan Menderes'in hayatına mal olacak olayın perde arkasında ne yatıyordu? Adnan Menderes neden asıldı? Bugün sizleri sıkmadan bunu anlatmaya çalışacağım.

Merhum Adnan Menderes ve Cumhuriyet rejimi (devlet) arasında, oldukça sıkıntı yaratan meselelerin başında Türkçe ezan okunması zorunluluğu geliyordu. Bu uygulama 1932 senesinde Atatürk'ün emriyle başlamış olduğundan, Cumhuriyet Halk Partililer tarafından devrim olarak adlandırılmıştır. İşte bu devrimi benimsemeyen biri hemde bir Başbakan nasıl olur da Ezanının Arapça okutulmasına tekrar izin verirdi. Adnan Menderes Ezanın Türkçe okunmasını yasaklamamasına rağmen, Arapça ezana verdiği izinle Tüm ülkede Arapça Ezan okumak hızla benimsendi.
 İşte size Türkçeleştirilen Ezan;

Tanrı uludur
Tanrı uludur
Tanrı uludur
Tanrı uludur
Şüphesiz bilirim ve bildiririm: Tanrı’dan başka yoktur tapacak
Şüphesiz bilirim ve bildiririm: Tanrı’dan başka yoktur tapacak
Şüphesiz bilirim, bildiririm: Tanrı’nın elçisidir Muhammed
Şüphesiz bilirim, bildiririm: Tanrı’nın elçisidir Muhammed

Haydi namaza, haydi namaza
Haydi felaha, haydi felaha
(Namaz uykudan hayırlıdır)
Tanrı uludur, Tanrı uludur
Tanrı’dan başka yoktur tapacak.

Bu satırların içinde bir tek Allah kelimesinin geçmemesi uygulamanın halk tarafından benimsenmesine engel oldu. Beğensek de beğenmesek de 18 yıl süresince Camilerden yükselen ezanımız sesi buydu. 1932 yılında Fatih Camisinden başlayan okunarak başlayan bu serüven, Menderes tarafından 1950 yılında sonlandırılmıştır.
Günümüze döndüğümüzde hangi siyasi iktidar Ezanı Türkçe okutmak için oy istese oturduğu koltuğu koruyabilir. Evet hiçbir iktidar buna cesaret bile edemez. Oysa bu doğru bir uygulama olsaydı emin olun ki bir babayiğit çıkar ve bunu dillendirirdi. Tıpkı Adnan Menderes'in Türkçe ezana karşı yaptığı gibi. Bu türden bir olayın tek başına darbe için yeterli bir geçerliliği var mıdır? Muhakkak ki hayır. Dini hassasiyetleri iyi bilen bir Başbakanın, rejim için tehlike oluşturması Darbe sebebi asla olamazdı. Çünkü darbeler dış destekli olur. Tarih bize şunu gözümüze soka soka öğretti. Dışarıdaki ağababaları memnun etmeyecek darbe her zaman plan olarak kalır. Bu planları ancak onay alındıktan sonra uygulaya bilirsiniz.

Öyleyse dışarıda o dönemde neler oluyordu, Türkiye nasıl bir etki alanı içindeydi? Türkiye Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatih Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan tarafından idare ediliyordu. Ülkeye yön veren üç isim ve üç idam. Ülke tarım ülkesi rolünü çok iyi oynuyordu. Avrupa'nın tahıl ambarı, meyve sebze reyonu Türkiye idi. Bu rol Türkiye'ye bizzat Avrupa ve ABD tarafından verilmişti. Hatta şunu söylemek bile mümkündü. Avrupa ve ABD'nin kırmızı çizgisiydi. Adnan Menderes ve Kurmayları bu durumu değiştirmek için çalışmalara başladığında karşılarında taş duvar gibi duran NATO'yu bulurlar. Yine de rota ABD ye çevrilir. ABD Başkanının Menderese krediyi ne yapacağı sorduğunda aldığı cevap karşısında tavrı net olur. Menderes Kredi ile tarım sanayileşmesinin yani sanayiye ilk adımın peşindedir. Bu ise sanayileşmeye başlayan tarımdan uzaklaşan bir Türkiye demektir.
Başbakan B planını devreye sokar. Maden ABD ve Avrupa kredi vermiyor, neden Rusya ile yakınlaş mayalım. İşte Menderes, Dışişleri Bakanı Fatih Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın sehpası o zaman hazırlanır.

İçerideki rejim elden gidiyor havası yetmeyince aranan destek NATO'dan gelir.  Ne yani darbeyi NATO mu yaptırdı? Tek kelimeyle evet, eğer NATO razı olmasaydı darbe kesinlikle olmazdı. Tıpkı Mısır darbesi sonrasında Arabistan ve ABD'nin milyarlarca doları hibe etmesi gibi. Ne çabuk unutuyoruz değil mi? Eğer bu ülkeler istemeseydi yada gerekli maddi yardımı yapsalardı bu darbeler olur muydu?

Tarihte bugün işte bu olaylar neticesinde gerçekleşen 27 Mayıs Darbesinin sonucu olarak Başbakanını katletmiştir.
adnan menderes idam

16 Eylül 2014 Salı

16 Eylül Tarihte Bugün

16 Eylül Tarihte Bugün, Türk ve Dünya tarihi açısından iki önemli olaya şahitlik etmiştir. Bunlardan ilk olarak yakın tarihimize ışık tutacak olan Türkiye'nin NATO ya başvurusunun reddi hadisesidir. İkinci olay ise Ertuğrul Firkateynin den gelen ve Osmanlıyı yasa boğan elim kazadır.

1950 de Türkiye, henüz daha 1 yaşında olan Nort Atlantic Treaty Organization bilinen adıyla NATO ya üyelik için başvurmuş ve başvurusu 1950 de tarihte bugün kabul edilmemiştir. Danimarka, Belçika, İngiltere ve Hollanda dan oluşan NATO üyesi ülkeler, Sovyetler Birliğinin (Rusya) baskısından dolayı Türkiyeyi NATO ya almadı. En azından Türkiye'ye böyle anlatıldı. İşin rengi iki yıl sonra belli oldu. 1950 de başlayan Kore Savaşına asker göndermek zorunda bırakılan Türkiye ancak bu olayın sonucunda NATO ya kabul edildi.

16 Eylül'de Bugün

1887 senesinde Japon İmparatorunun Amcası II. Abdülhamid'i İstanbul'da ziyaret eder. Japon İmparatorunu temsilen gelen amcazade Japonya'nın şanına yakışan bir savaş gemisi eşliğinde şehre kabul edilir. Türk Japon dostluğunun ilk adımı olan bu ziyaretten iki devlette çok memnun kalır. Ziyaret sonrasında II. Abdülhamit Ertuğrul Firkateyni ile iadeyi ziyaret yapılmasını ister. Osmanlı Devleti dönem itibarıyla hala adından söz ettirebilen, Halifenin varlığıyla yüz binlerce Müslüman için umut taşıyan bir devletti. 1989 da İstanbul'dan Boğaza elveda yolculuğuna çıkan Ertuğrul Firkateyni, tam 11 ayda Japonya'ya varmıştı. Yolculuğun bu kadar uzun sürmesinin tek nedeni ise İngiltere'ye Müslüman halkın hala Osmanlının yanında olduğunu göstermek idi. Bu nedenle Ertuğrul Firkateyni güzergah üzerindeki tüm Müslüman şehirlerine uğruyordu. Yolculuk sonunda Japonya'da müthiş sevgi gösterileri ile karşılanan Türk Donanma gemisi, Japon İmparatorunun da ısrarı ile 3 ay boyunca Japonya'da misafir edilmiştir. Ayrılık vakti geldiğinde Tarih 16 Eylül 1890 senesiydi. Yokohoma'da hareket eden Ertuğrul Firkateyni Kushimato açıklarında çok büyük bir fırtınaya yakalanır. Firkateyn de bulunanlardan sadece 20 kişi hayatta kalabilmiştir. 
587 vatan evladının şehitlik şerbetini içtiği bu olay sonucunda Japon ve Türk halkları arasından asla sarsılmayacak dostluk köprüsü kurulmuştur. Olaydan bir yıl sonra Japon İmparatoru tarafından bu anıt yaptırılmıştır.

11 Eylül 2014 Perşembe

11 Eylül Tarihte Bugün

Merhaba O Tarihte bugün meraklıları. Tarihte bugün ne oldu? Bir dönemin kapanıp, yeni bir dönemim başladığı Amerikanın mağduru oynayarak, Dünya coğrafyasında yeni haritaların çizilmeye başlandığı tarihtir. Yaşı benim gibi otuzun üzerinde kırka yaklaşmış olanlar için 11 Eylül'de ne oldu ya cevap oldukça basittir. 11 Eylül'de Teröristler ABD'ye tarihte eşine hiç rastlanmamış bir şekilde bozguna uğrattı. Müslümanlar Amerikalılara hadlerini bildirdi. Yaşı otuzun altında olanlar içinse her sene 11 Eylül yıl dönümün de iki dakikalık haberden daha fazla bir şeyi ifade etmez. Bugün ki yazımda bu eşsiz saldırının gerçekte ne olduğunu yada ne olmadığını sizlere anlatacağım.


O tarihte bugüne çok kısa bir dönüş yapalım. O gün 20 yaşıma iki ay vardı. Bolu'da ikamet ediyordum. Öğleden sonra 2 suları idi. Türkiye'deki tüm kanallar İkiz Kulelere uçaklı saldırı haberini yayınlarını keserek vermeye başladılar. Hayretle görüntüleri seyrediyordum. Önce kulenin birine, sonra diğerine, sonra Pentagon'a. Vay anasına ya Amerika yerle bir. Olacak iş değildi bu. Koskoca Amerika dört tane uçak korsanı ile tarumar olmuştu. İçimde garip bir tebessüm keşfettim. Sırıtmaya başladım. Birden ayağa kalkıp ben böyle saçmalık görmedim deyivermiştim.

O gün ve sonrasında aklımda hep bir soru işareti? Amerika nasıl olur da bu uçakları düşüremezdi? Olayları sırası ile tekrar hatırlayalım.

  1. İlk uçak Kuzey kulesine 08:46 da daldı.
  2. İkinci uçak 09:03 de Güney kulesine girdi.
  3. Üçüncü uçak 09:37 de Pentagon'u vurdu.
  4. Dördüncü uçak 10 sularında Pensilvan'ya da yolcu direnişiyle düştü.
Şimdi bu sıralamadaki saatlere odaklanarak düşünelim. Diyelim ki ilk saldırıda uyanamayan Amerikan askeri birimleri, ikinci uçağı vurmak için 20 dakikaları olmasına rağmen yine vurmadılar. Hele Pentagon için 50 dakikaları vardı. Bunu yapmadılar. Son uçakta yolcu direnişiyle düşmüş. Yoksa ona da müdahale edilmeyecekti. Sadece bunları düşünmek bile ilk verdiğim tebessüm tepkisini açıklamaya yetiyordu. Tabi bunu sadece kendime anlata bilirdim. Aradan yıllar geçti. Ve nihayet bugün bu saçmalığa inanlar kadar inanmayanlar da var. Amerikanın neden uçakları vurmadığı da aradan geçen 14 yılda oldukça açık bir şekilde anlaşıldı. Kemal Sunal'ın dediği gibi "Gözlerimi açtığımda kazık çoktan girmişti." Bu arada Amerikanın uçakları neden vurmadığı öğrenmek isteyenler için çok çarpıcı bir videoyu sizinle paylaşıyorum. Tamamını izlerseniz gerçeğin çok daha çarpıcı olduğunu görürsünüz. Özellikle resimde görülen helikopter sahnesini izlemenizi öneriyorum.



Tarihte bugün ne oldu? İşte size gerçekler. Bugün ne mi oldu? Hiç çaktırmadan Müslümanlar terörist ilan edildi. Müslüman coğrafyada kartlar yeniden dağıtıldı. Önce Afganistan sonra Irak ve Suriye, ardından Mısır'da darbe.

Amerikanın palavra terörist saldırısında 3000 kişinin öldüğü yalanına hala inanıyor musunuz? Siz hiç 3000 Yahudi'nin öleceğine inanıyor musunuz? Üstelik Dolar milyarderi Yahudilerin. Ortada ne kara kutu var? Ne gerçek bir uçak? Nede bir ceset? Yine de 11 Eylül yalanına inanmaya devam  edebilirsiniz. Peki canlı canlı seyrettirilen işgal sonucu Irakta kaç kişi öldü biliyor musunuz? Tamtamına 750.000 kişi. Yani 3000 e 750 bin. Bu rakam ABD ye az gelmiş olacak ki, Suriye deki karışıklıkta 165.000 Müslüman birbirine kırdırıldı. Mısır'ı da katınca 1 milyon Müslüman tarihte bugün kurgulanan bir senaryonun kurbanı oldu.

Bu kurgunun içinde bizzat yer alan CNN ve FOX TV'nin Türkiye'deki faaliyetlerini araştırmayı da size bırakıyorum. Hadi onunla ilgili de bir hatırlatma yapayım. Gezi olayları patlak vermeden Türkiye'ye savaş muhabirini gönderip, olaylar bastırılana kadar 24 saat aralıksız canlı yayın yapan Ünlü Amerikalı Haber kanalının adını anımsadınız değil mi? Evet bu kadar çabuk unutamayız.

İnsanoğlu böyledir. Kendi tarihinin den bir haber yetişince, başkalarının yazdığı tarihe hemencecik inanı verir. Yarın O Tarihte Bugün de görüşmek üzere...

8 Eylül 2014 Pazartesi

8 Eylül Tarihte Bugün

sultan süleymanO Tarihte Bugün ne oldu? Tarihte bugün yaşanan onlarca önemli gelişmeye rağmen bizim için birinci sırada elbetteki Türk ve Dünya tarihinde büyük yeri olan I. Süleyman, namı diğer Kanuni Sultan Süleyman var. Avrupalıların Muhteşem Süleyman demelerindeki en büyük sebeplerden biriydi tarihte bugün yaşanan olay. Evet o tarihte bugün Yavuz Sultan Selimin'in oğlu Kanuni Sultan Süleyman, tarih 08.09.1529 gösterdiğinde Budapeşte fethini gerçekleştirdi.



Budapeşte'nin fethi sonrasında Kanuni Sultan Süleyman Avrupa içlerine fetihler yapmaya devam etmiştir. Padişahlığı sırasında sekiz defa Avrupa ya sefer düzenlemiştir. On yıldan uzun bir süre Askere Başkomutanlık görevini bizzat At üzerinde savaşa katılarak yerine getirmiştir. 

7 Eylül 2014 Pazar

O Tarihte Bugün Yayın Hayatına Başladı

türklere ait ilk yazılı belgeÇok şükür sonunda keyifle yazmaya tekrar başladım. Keyifle yazmaya diyorum, çünkü keyifle yazılan bloglar mutlaka keyifle okunur. Blog da tarihte bugün ne oldu? Sorusuna cevap ararken, sizi sıkmamayı garanti ediyorum. Onlarca olayı tarihte bugün adı altında asla sıralı görmeyeceksiniz. Madde madde yazmak yerine hikayeci ve yalın bir dille karşınızda olacağım. Elbette Tarih yazmak, yazdığını okutmak ayrı beceri ister. Yani ayrı bir zorluk. Her şeyi göze alarak yazıyorum. Tarih okuma meraklılarının yanı sıra, hiç ilgi duymayanları, daha önce anlatılan ve öğretilen tarihten uzaklaşarak, okullarda okuduğumuz tarihin dışına çıkarak yazmayı hedefliyorum.


Kafamda tasarladığım projeye sadık kalmak öncelikli hedefim. Nedir bu proje bir de bunun için projemi yaptın? Evet arkadaşlar blog yazmak ciddi ciddi bir proje işi. İyi bir organizasyon ve klavyeye sadık olabilme işidir. Giriş kısmında da belirttiğim gibi her gün onlarca başlığı madde madde görmeyeceksiniz. Dilim her zaman sade olacak. Kullanılan görseller hafızanıza yer edecek. Bir sonraki günün yazısını merakla bekleyecek ve keyifle okuyacaksınız. Geriye tek bir ayrıntı kalıyor. Aynı zaman dilimde, tarihte bugün okumaya ve öğrenmeye değer birden fazla olay olmuş ise bunun sıralaması nasıl olacak? Buradaki kriteri o anki psikolojim belirleyecek. İşte keyif alarak yazmaya başlasam da keyfimizin kaçacağı Tarihte bugünler de olacak. 14 Temmuz gibi 12 Eylül gibi...

O tarihte bugün yayın hayatına başladı hayırlı uğurlu olsun...
Bizi Takip Edin

About Us

Advertisment

Like Us

© Tarihte Bugün All rights reserved | Theme Designed by Blogger Templates